Taraflar arasında görülen davada verilen 25.04.2013 tarih ve 2012/592-2013/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin nakliye işi yaptığını, davalının mallarını taşıdığını ve buna ilişkin olarak düzenlenen faturaların ödenmediğini, borcun tarafların ticari defterleri ile sabit olduğunu, davalı ile açık hesap çalıştıklarını, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip konusu yapılan alacağın dayandığı faturalardan iki tanesinin yasal süresinde davacı defterine kaydedilmediği, diğer 5 tanesinin yasal süresinde kaydedildiği, davalının ticari defterlerinin sunulmaması nedeniyle kayıtların karşılaştırılamadığı, davacının düzenlediği faturaların takipten önce davalıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenle faturaların davalıya takipten önce tebliğ edilmediği, takiple haberdar olduğu kabul edildiği, yasal sürede de itiraz edildiği için davalının fatura içeriklerini kabul etmediği sonucuna varıldığı, ispat yükü kendisine düşen ve işletme defteri tutan davacının ticari defterlerinde alım satımın veresiye yapıldığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacının alacağının varlığını kanıtlayamadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, akdi ilişkinin usulüne uygun kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy