MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28.03.2012 tarih ve 2012/364-2012/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaat ederek, müvekkilinin 07.05.2010 tarihinde "Kariyer Destek Poliçesi" ile davalı nezdinde sigortalandığını, 07.11.2010 tarihinde işveren tarafından iş aktinin feshedilmesi ile müvekkilinin işten çıkarıldığını, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle teminatın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek poliçe gereği ödenmesi gereken 5.400,00 tahsilini talep ettiklerini ancak bu taleplerini reddedildiğini, hakem kararının tek yanlı ve sigortacı mantığı ile davalı şirket lehine değerlendirme yapılmak suretiyle davacı taraf savunmaları değerlendirilmeksizin verildiğini, HMK 439/f fıkrasındaki tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediğini ileri sürerek anılan hakem kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu; iptali istenen hakem kararında, reddedilen miktarının 5.400,00 TL olduğu, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 maddesine göre dava konusu hakem kararının kesin nitelikte olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce verilen kesin nitelikteki kararlara karşı 6100 sayılı HMK ile getirtilen, kanun yolu olan, iptal davası açma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na göre Sigorta Tahkim Komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 5684 Sayılı sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesi gereğince dava konusu hakem kararının kesin nitelikte olduğu, bu nedenle iptal davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece davanın 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesine göre, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararlara karşı temyiz yolu açık olup iptal yoluna başvurulmayacağı gerekçesiyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamışsa da, verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, kararın açıklanan bu gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle açıklanan gerekçeyle ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy