MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28.03.2012 tarih ve 2012/332-2012/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 06.05.2010 kariyer destek poliçesi yaptırdığını, 07.01.2011 tarihinde işten çıkartılan müvekkilinin ödeme yapılması talebiyle davalıya başvurduğunu, talebinin reddedilmesi üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvurunun da Sigorta Poliçesinin Özel Şartları ve iş akdinin feshedileceğine ilişkin bildirimin 14.05.2010 tarihinde yapıldığı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, poliçe özel şartlarının 8/2. maddesinin (b) bendine göre "Sigorta sözleşmesinin kurulmasından itibaren, ilk 90 günlük süre içinde iş akdinin feshedilmesi veya feshedileceğinin bu 90 günlük süre içinde sigortalıya ihbar sonucu veya başka hallerde bildirilmesi sonucu işsizlik" halinin teminat dışı bırakıldığını, 14.05.2010 günlü toplantıda bu konuda bir bildirim yapılmadığı gibi müvekkilinin işten çıkartılacağını 04.11.2010 tarihinde öğrendiğini, hakem kararında davalı lehine tek yanlı değerlendirme yapıldığını, eğer davacının fabrikanın kapanacağını bildiği varsayılıyorsa bu hususun karşı yanca bilinebileceğinin de aşikar olduğunu, bu durumda fabrikada stand kurarak işçilerin sigorta yaptırmalarına yol açan ve yanıltıcı cevaplar veren davalı şirketin de kötüniyetli kabul edilmesi gerektiğini, poliçenin ne olduğu konusunda müvekkilinin bilgilendirilmediğini ileri sürerek, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesinde "...hakemin verdiği kırkbin Türk Lirasına kadar olan kararlar her iki taraf için kesindir. ..." hükmü yer aldığından kesin nitelikteki kararlara karşı iptal davası açma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı'nın iptali talebiyle açılmıştır. Ancak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesine göre, söz konusu tahkim sistemi kapsamında verilen hakem kararlarına karşı temyiz yoluna gidilebilir. Bu itibarla, somut uyuşmazlıkta iptal davası açılması mümkün olmayıp davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan belirtilen bu gerekçeyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy