Taraflar arasında görülen davada verilen 30.12.2010 gün ve 2007/118-2010/423 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.05.2013 gün ve 2011/7899-2013/11295 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl davada, davalı şirket yetkilisi ile müvekkili ... arasında 10.11.2006 tarihinde yapılan “” ile 65.000,00 TL bedel karşılığı fırın niteliğindeki işyerinin müvekkiline devredildiğini, 30.000,00 TL'nin elden müvekkili ... tarafından ödendiğini, geriye kalan 35.000,00 TL bedelin ise ...'nın kardeşi olan müvekkili ... tarafından keşide edilen çeklerle yapıldığını, müvekkillerinin sözleşmenin imzalanmasından ve malların tesliminden sonra işyerinde faaliyete başladıklarını, ancak işyerinde faaliyete başladıktan kısa bir süre sonra devreden şirketin borcu nedeniyle 14.11.2006 tarihinde işyerine hacze gelindiğini, bu haciz sırasında satım ve devir sözleşmesine konu taşınır malların 01.08.2006 tarihinde haczedilmiş olup, yediemin olarak davalı şirket yetkilisi eslim edildiğinin müvekkilleri tarafından öğrenildiğini, davalı şirket yetkilisinin borcu kapatacağını söylemesine rağmen borcun ödenmediğini, müvekkillerinin fırını faaliyete geçirebilmek için gerekli olan makineler ile araç gereci yeniden satın aldıklarını, davalı satıcının sözleşmenin kurulması sırasında kötü niyetli olduğunu, sözleşmeye konu makinelere ilişkin haciz işlemi ile ilgili olarak müvekkillerine bilgi verilmediğini ileri sürerek, 30.01.2007 tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 29.02.2007 tarihli 11.300,00 TL bedelli çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, aynı olaylara dayalı olarak açılan birleşen davada ise asıl davada iptali istenen
.../...
-2-
çeklerin davalı ... emrine düzenlenmiş olduğunu, 30.01.2007 tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin lehdar ... tarafından davalı ...'a, davalı ... tarafından da diğer davalı ...'ya ciro edildiğini, 29.02.2007 tarihli 11.300,00 TL bedelli çekin ise davalı ...'a ciro edildiğini, bu çeklere dayalı olarak davalılar ... ve ... tarafından müvekkili ... aleyhine icra takibine geçildiğini, müvekkilinin davalılar ... ve ... ile hiçbir ticari ilişkisinin ve onlara borcunun olmadığını ileri sürerek, davalılara karşı borçlu olunmadığının tespiti ile teminat karşılığında icra takiplerinin durdurulmasına ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların davacı ... yönünden husumetten reddine, davacı ... yönünden asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak gelir kaydedilmesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.