MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2013 tarih ve 2012/122-2013/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş. nezdinde açtırdığı hesaptaki paranın Yurt Security Off Shore Ltd. şirketine aktarılmış gibi gösterildiğini, ancak paranın gerçekte ... A.Ş. bünyesinde kaldığını, bilahare bankanın fona devredildiğini, banka ortağı Ali Avni Balkaner'in yatırılan paraları diğer şirketlerde kullandırdığının ve müvekkillerinin bu şekilde dolandırıldığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu ileri sürerek 4.207,05 TL mevduatın davalıdan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... A.Ş. hesabına yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, ... A.Ş'nin hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 4.207,05 TL'nın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bu miktara 30.11.1999 tarihinden 06.01.2000 tarihine kadar yıllık %80 akdi temerrüt faizinin uygulanmasına, 06.01.2000 tarihinden sonra değişen oranlardaki avans faizinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak,davalınındavacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükmü uyarınca temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı bankanın 5411 sayılı Kanunun 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş olup davalı banka vekili ve TMSF vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmekte ise de; anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararının faiz, harç ve yargılama gideri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. vekilinin ve fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm bölümünün 2 numaralı fıkrasında "06.01.2000 tarihine kadar yıllık %80 akdi temerrüt faizinin uygulanmasına, 06.01.2000 tarihinden sonra" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "itibaren" ibaresinin yazılmasına, davalı bankaya harç yükleyen 3 numaralı fıkranın hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “Davalı ING Bank A.Ş. harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan toplam 86,95 TL başvuru ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine” bendinin hüküm fıkrasına eklenmesine ve yargılama giderlerine ilişkin 4 nolu fıkrada “152,95 TL" ibaresinin kaldırılarak yerine "66,00 TL" ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu yeni haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy