Taraflar arasında görülen davadance bozmaya uyularak verilen 19.06.2013 tarih ve 2013/106-2013/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın si nezdinde bulunan hesabından 03.10.2006 tarihinde müvekkilinin bilgi ve iradesi dışında 31.887 USD’nin bozdurularak yine müvekkiline ait TL hesabına bilgisi ve iradesi dışında aktarıldığını ve aynı anda TL hesabına aktarılan bu paralardan 27.830,00 TL’sinin müvekkili şirketin tanımadığı, hiçbir ticari ilişkisi olmayan şahısların hesabına müvekkili şirketin bilgisi olmadan kanalıyla gönderildiğini, bu işlemlerin çok kısa bir sürede gerçekleştirildiğini, yapılan işlemlerin müvekkili şirketin bilgi ve iradesi dışında olup, davalının yeterli güvenliği sağlayamamasından kaynaklandığını, hesaplarından çekilen paranın iadesi için davalı bankaya ihtarda bulunulmasına rağmen davalı bankanın ödeme yapmadığını ileri sürerek, 27.830,00 TL’nin çekildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusin müvekkili banka tarafından yapılmadığını, yapılan işlemin müvekkili bankanın güvenlik sisteminden, müvekkili banka çalışanlarının hata ve ihmalinden kaynaklanmayıp, davacının kendi hakimiyet alanı içinde bulunan bilgileri koruyamamasından kaynaklandığını, müvekkili bankanın bu olay nedeniyle zenginleşmediğini, müvekkili bankanın yapılan işlemlerde bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalı banka tarafından davacının hesabına 150,00 TL’nin yatırılmış olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; 27.680,00 TL alacak bedelinin 14.10.2006 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek değişken oranda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 150,00 TL isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.681,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy