MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/10/2012 tarih ve 2011/568-2012/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili madencilik işi ile iştigal ettiğini, 2002 yılından sonra ekonomik durumunun bozulması nedeniyle tefecilerden para arayışına girdiğini, bu amaçla...isimli kişiden bir miktar para aldığını, borçlarını ödeyememesi nedeniyle...ve grubunun müvekkiline baskı uyguladıklarını bunun sonunda bir çok protokol imzalanarak müvekkiline ait hisselerin tehdit ile davalıya devredildiğini ileri sürerek, dava dışı İmrün Endüstri Mineralleri Ltd. Şirketi'nin hisse devrine ilişkin Mersin 6. Noterliği'nin 15988 yevmiye nolu işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine davacının hissedar olduğu şirket hisselerinin %51'nin noter senedi ile davalıya devredildiği ancak bunun baskı ve tehditle yapıldığı iddiası ile hisse devir sözleşmesinin iptali ve adına tescili talebi ile dava açıldığı, aynı zamanda Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunulduğu, yapılan hazırlık tahkikatı sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara itirazın reddedilmesi üzerine takipsizlik kararının kesinleştiği, davacının gerek davalıya gerekse de piyasaya borçlandığı, ödeyemeyince de yapılan protokol ile borçlarına karşılık dava konusu şirket hisselerini davalıya devrettiği, devrin tehdit ve zorlama altında yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.