Taraflar arasında görülen davada verilen 16.05.2013 tarih ve 2012/222-2013/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka ve fer'i müdahilvekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinindevir öncesinde , 01/11/1999 tarihinde 15.300 TL parasını vadeli olarak yatırdığını, vade bitimi olan 06/12/1999 tarihinde hesabının yenilenerek faiz ilave edilmek suretiyle 16.547,05 TL'lik, %86 faiz oranlı ve 12/01/2000 vade nin daha sonraye dönüştüğünü, müvekkiline ait mevduatın kurulanbanka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin güvenin kötüye kullanılarak havale talimatının imzalatıldığını, kanuna karşı hile yoluna başvurarak toplanan mevduatı banka yönetici ve sahiplerine aktaran banka tüzel kişiliğinin oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 06/12/1999 hesap açım tarihli 16.547,05 TL bedelli %86 faiz oranlı hesaba yönelik alacağın 06.12.1999 tarihinden başlamak kaydı ile vadesi sonu olan 12/01/2000 tarihinden %86 akdi faiz bu tarihten sonrada avans faizi tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
-/-
-2-
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 15.300,00 TL'nin 06/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka ve fer'i müdahil ekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıe fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalvekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy