Taraflar arasında görülen davada verilen 10/07/2012 tarih ve 2008/318-2012/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından 22/03/2006 tarihli genel ticari kredi sözleşmesine dayanarak 30.000,00 TL kredi kullanıldığını, davalılardan ...'un asıl borçlu ...'in ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, davalı ... ve kredi sözleşmesinde imzası bulunan müşterek borçlu müteselsil kefil ...'in borcunu ödememesi üzerine davacı banka tarafından borçlulara muacceliyet ihbarnamesi tebliğ edildiğini, ancak davalıların borcu ödememekte ısrar ettiklerini, borçluların kredi bakiyesinin bir miktarını ödedikleri ancak kalan bakiyenin ödenmediğini iddia ederek 7.000 TL alacağın kredi kullandırım tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faiz oranları üzerinden işleyecek faizi, ve sair ferileri ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ..., söz konusu icra takibinin dayanağı olan kredi sözleşmesinde kendileri adına atılan imzaların kendilerine ait olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; alacağın dayanağı olan kredi sözleşmesindeki davalılar adına atılmış olan imzaların davalılara ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.