Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 27/09/2013 tarih ve 2013/121-2013/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait malların davalıya ait antrepoya konulduğunu ve buradan çalındığını, depodan çalınan malların değerinin 10.000,00 TL olduğunu, davalının kendisine teslim edilen emanet malları saklamak ve korumak için gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını ve malları sigorta ettirmediğini ileri sürerek, 10.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen, davacıya ait malların müvekkile ait antrepoya konulmasına ilişkin şartnamede malların bozulmasından, zayi ve hasarından müvekkilinin sorumlu tutulmayacağının ve malları davacının sigorta ettireceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin malların saklanması ve korunması için gerekeli güvenlik önlemlerini aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı depo sahibinin özel uzmanlık gerektiren bir faaliyet içinde bulunmadığı, belirli şartları taşıyan tesis meydana getirmek suretiyle gümrüklü antrepo işletme ruhsatı aldığı, aynı nitelikte tesise sahip olan herkesin bu ruhsatı alabileceği ve antrepo işletmeciliği yapabileceği, dolayısıyla davalının hafif kusurundan sorumlu tutulamayacağı konusunda ve sorumluluğunu kaldıran sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin birinci maddesindeki "kiracı, kiralayana teslim edilecek emtianın bozulması, zayii ve hasarından hiçbir şekil ve surette kiralayanın sorumlu olmayacağını peşinen beyan ve taahhüt eder " düzenlemesinin geçerli olduğu, bu hüküm ile davacının, davalının dava konusu uyuşmazlıktaki sorumluluğunu kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy