Taraflar arasında görülen davadaklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2013 tarih ve 2012/56-2013/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin arkası bulunduğunu, davalının ise aynı ibareyi kullanarak üretim yaptığını, bu durumun arama ve el koyma tutanağı ile sabit olduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitini, menini, 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiliaşvurusu olduğunu, sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının gömlek sınıfında tescili bulunmadığını, aramada gömleklerin ele geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının iltibas oluşturacak şekilde davacı markasını ürünlerinde kullandığı, eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, tazminat hesaplanmasının mümkün bulunmadığı, 818 Sayılı BK'nun 42, 43. maddesi uyarınca tazminatın belirleneceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, menine, 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancaaddesi “ Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.666,66 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci
.../...
kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez ” hükmünü haiz olup, mahkemece anılan tarife hükmüne göre kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarı üzerinden nispi vekalet ücreti verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle maktu 1.980 TL ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 6. fıkrasının çıkartılarak yerine “ Davacı taraf kendisini davada vekille temsil ettiğinden tecavüzün tespiti istemine ilişkin olarak 1.980 TL maktu, maddi ve manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden hesap edilen 600 TL (maddi tazminat için) ve 1.200 TL (manevi tazminat için) nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine “ ibaresi yazılmak suretiyle hükmün bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy