MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/01/2013 tarih ve 2010/381-2013/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 1993 yılından beri plastik ve kalıp sektöründe faaliyet göstermekte olup, manken üretimine 2004 yılında başladığını, öncelikle üst manken, sonrasında alt manken gruplarını ... içinde sattığını, aynı yıl içerisinde boy mankeni olarak da bilinen vitrin mankenini ürettiğini ve hem ... içi hem de ... dışı pazarında kendine yer edindiğini, müvekkilinin ... tescil no'lu ...vitrin mankenleri markası adı altında ihracat da yaptığını ayrıca, müvekkilinin 2004/04075 ve 2006/02274 no'lu tescilli vitrin mankeni tasarımlarının da bulunduğunu, davalı tarafından 28.10.2009 tarihinde başvurusu yapılan ve 23.8.2010 tarihinde 2009/08160 numarası ile davalı adına tescili yapılan “vitrin mankeninde geliştirme” konulu faydalı modelin yenilik kriterine haiz olmadığını, davalının faydalı modelinin müvekkili tarafından 11.11.2004 tarihinde tescili yapılan faydalı modelin tüm unsurlarını taşıdığını ayrıca, davalı adına tescilli faydalı model konusu buluşun çok benzerinin Çin'li bir şirket olan dava dışı GİA tarafından davalının başvuru tarihinden çok önce patent tescil belgesi alınmış olup, anılan şirket tarafından uzun süredir satıldığını ileri sürerek, davalı adına 2009/08160 numara ile tescilli faydalı modelin yenilik şartını karşılamadığının tespitine, hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin dekorasyon sektöründe 1980'li yıllardan beri hizmet sunduğunu, davacı-karşı davalı tarafın esas itibariyle vitrin mankeni işi yapmadığını, hukuka aykırı olarak yapmış oldukları işlemlerle müvekkilinin faaliyette bulunduğu vitrin mankeni sektöründe haksız rekabet yarattığını, müvekkilinin kendi geliştirdiği “vitrin mankeninde geliştirme” başlıklı faydalı modele ilişkin olarak ... nezdinde 2009/08160 tescil numarası ile 23.8.2010 tarihinde tescil edildiğini ve tescil belgesinin alınmasından sonra davacı-karşı davalı firma tarafından müvekkiline ait faydalı modelin birebir aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini üreterek satışa çıkardığının tespit edildiğini, müvekkili adına tescilli faydalı modelin 551 sayılı KHK'nın belirtmiş olduğu tüm unsurları bünyesinde taşıdığını ve davacı-karşı davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, müvekkiline ait faydalı modelin davacı-karşı davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı her türlü kullanımının ve tecavüz fiillerinin giderilmesi ve durdurulması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın ise reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı tarafın hükümsüzlüğünü talep ettiği faydalı modelin yenilik özelliği bulunmadığı gerekçesiyle, davacı-karşı davalının davasının kabulüne ve 2009/08160 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karşı davanın ise, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olup, belgenin başvuru tarihine kadar başlangıçtan itibaren hükümsüzlük ifade ettiğinden, tecavüzün tespiti ve buna dayalı tazminat talebi yönünden faydalı model hükümsüz sayıldığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiş ise de, mahkemece ek kararla süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen temyiz isteminin reddi kararı ile davanın esasına yönelik karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava, davalı adına tescilli faydalı modelin yenilik kriterine haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, karşı dava ise davacının faydalı modele yönelik haksız kullanımı ve tecavüzünün giderilmesi, durdurulması ile maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, 12.9.2013 tarihli ek kararla süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK'nın 154/4 madde ve fıkrasında tutanakta sözü edilen veya dosyaya konduğu belirtilen belgelerin de tutanağın eki sayılacağı belirtilmiş, aynı Yasanın 154/3-e madde, fıkra ve bendi uyarınca da duruşma dışında yapılan işlemlerin özetinin mutlak olarak tutanağa yazılacağı hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, davalı vekiline duruşma dışında çıkartılan tebliğ mazbatasında istifa ettiğinin belirtilmiş olmasına rağmen bu hususun tutanağa geçirilmemiş olması mahkemenin bir eksikliği niteliğinde olup, istifa eden davalı vekiline yasada öngörülmeyen bir sorumluluğun yüklenmesi doğru olmadığı gibi, vekaletten istifa etmiş avukatın huzuruyla mahkemece hiçbir işlem yapılamayacağının da gözden kaçırılarak gerekçeli karar tebliğinin istifa etmiş vekile yapılması yasaya aykırı olduğundan Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi de gözetildiğinde davalının diğer vekilinin bildirdiği tarih itibariyle temyiz süresinin başladığının kabulü zorunlu bulunduğundan, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz isteminin reddine ilişkin 12.09.2013 günlü ek kararın kaldırılmasına karar verilip, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2-Davalı vekilinin davanın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 12.09.2013 günlü temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy