Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 06/05/2013 tarih ve 2011/463-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketi ortağı olan davalı ...'den 116.123,00 TL alacaklı olduğunu, borçlu hakkında yapılan icra takibinde düzenlenen menkul haczi zabıtlarının aciz vesikası mahiyetinde bulunduğunu, şirket hissesine haciz konulduğunu, borçluya, davalı şirkete ve şirket ortaklarına borcun ödenmemesi halinde şirketin tasfiye edileceğinin ihtar edildiğini, buna rağmen alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek davalı şirketin tasfiyesini, tasfiye bedelinden borçlu ...'ye düşecek payın icra dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alacaklının öncelikle müvekkilinin kişisel mallarından alacağını tahsil etmeye çalışması gerektiğini, tasfiye sonucunda borçlunun payına haciz konabilmesi için 6 ay önceden ihbar koşulunun bulunduğunu, müvekkili hakkında aciz vesikası düzenlenmediğini, yapılmış kısmi ödemelerin ve menkul hacizlerinin olduğunu, menkul haciz tutanaklarının aciz vesikası anlamına gelmediğini, aksi düşünülse dahi davanın açılması için kesin aciz vesikası bulunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ve ... vekili, borçlu hakkında yeterince mal varlığı araştırılması yapılmadığını, TTK'nın 191 ve 522'inci maddeleri uyarınca ihbar ve bildirim yükümünün yerine getirilmediğini, borçlu tarafından kısmi ödemelerin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 522'inci maddesi uyarınca limited şirketin infisahı için ortağın iflas etmiş olması ya da ortağın şahsi alacaklısının ortağın payını haczettirmiş olması ve en az altı ay önceden feshi ihbar etmesi gerektiği, somut olayda davacının davalının şirketteki payını haczettirdiği,tarafından davalı şirkete gönderilen ihtarla şirketin tasfiyesini isteyeneceğinin 6 ay önceden bildirildiği, TTK'nın 522'inci maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve davalılar
./..
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, takip dosyasındaki alacaklı vekilinin talebi ve barkod numarasından yapılan sorgulamaya göre İcra Müdürlüğünce TTK'nın 522/1. maddesi uyarınca gönderilen ihtarın 20.05.2010 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesi uyarınca davalı şirkete tebliğ edildiğinin anlaşılmasına göre davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASI, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy