MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/06/2013 tarih ve 2011/882-2013/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 10 bağımsız bölümden oluşan ... konağının sahibi olduğunu, binadaki bağımsız bölümler, anlaşma sonucu bakım, onarım ve ortak giderleri eşit olarak paylaşım şartıyla şirket hissedarları olan kardeşler tarafından kullanıldığını, binanın ikinci kat 7 numaralı bağımsız bölümünün davalı tarafından kullanıldığını, ayrıca hazineye ait komşu parselin bir bölümünün davalı ve diğer bina sakinleri tarafından bahçe olarak kullanıldığını, bu kullanımla ilgili olarak Hazineye bu zamana kadar ecrimisil ödendiğini, halen ecrimisil borcu bulunduğunu, şirket yönetim kurulunun 31.05.2010 tarihli toplantısında, binayı kullananlara geçmiş borçların ödenmesi, gerekli giderlerin karşılanması, kullanılan bağımsız bölümler için aylık 1.000,00USD ecrimisil bedeli ödenmesi hususunda ihtar verilmesi ve gerektiğinde icra takibi yapılması yönünde yönetim kurulu kararı alındığını, davalıya noter kanalıyla ihtarname çekildiğini, borcunu ödememesi üzerine Üsküdar 3.İcra Müdürlüğü'nün 2010/210206 E sayılı dosyası ile 63.000,00 USD'nin tahsili için ilamsız takip başlatıklarını, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 63.000,00 USD ecrimisil alacağının ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınmasına, bu alacağa yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren ödeme gününe kadar T.C. ... Bankasınca belirlenen döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına, alacağa yönelik davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yetkisizlik, işbölümü, zamanaşımı, husumet itirazlarında bulunmuş, davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin dava konusu bina içinde yer alan 7 numaralı bağımsız bölümün davalıya tahsis edilmesine ve 2010 yılında alınan yönetim kurulu kararına değin davalının egemenliğinde kalmasına karşı koyduğuna ilişkin somut bir kanıt bulunmadığı, kaldı ki 28.06.1993 tarihli protokolün davacı şirketin kurulmasından önce tüm kardeşler ve anneleri tarafından imzalandığı, dava konusu ana taşınmaza ait 10 ayrı bölümün tüm kardeşlerin bir arada yaşamasını sağlama amacıyla tümüne bağımsız bölümler tahsis edildiği ve bu isteğin başta anneleri olmak üzere tüm kardeşlerce kabul edildiği, yazılı sözleşmeye uygun şekilde binanın inşa edilip bağımsız bölümlerin çekilen kura ile kardeşlere tahsis edildiği ve kurulan şirketin tümüyle kardeşlerin değişik oranda pay sahibi oldukları bir aile şirketi olması karşısında davalının 1993 yılında adına tahsis edilen bağımsız bölümde başlayan zilyetliğinin kötü niyetli zilyet olarak nitelenmesinin mümkün olmadığı, bakım ve onarım giderlerine sadece davalının değil diğer kardeşlerden büyük çoğunluğunun da katılmadığı, bakım ve onarım gideriyle ilgili herhangi bir talebin olmadığı, ihtarname tebliğinden sonra kira alacağı olarak istenilen alacağın protokol karşısında yerinde bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy