Taraflar arasında görülen davadaMahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/02/2012 tarih ve 2012/71-2012/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı hakkında başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, %40' tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; olan borcuna karşılık şahitler huzurunda Kooperatif başkanına yedi balya tütün verdiğini, borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle toplam 5.098,14 TL borcu bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 1.000 TL'sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2012 tarihi itibariyle 1.690 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, davacı taraf 5.765,90 TL yönünden itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece davanın davanın kısmen kabulüne, 5.098,14 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir. Davacı vekili vekili hükmü temyiz etmiş ise de, hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca reddedilen miktar itibariyle temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin HUMK.nın 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 273,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacı taraf harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 28.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.