Taraflar arasında görülen davada verilen 08/02/2011 gün ve 2009/74-2011/11 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.06.2013 gün ve 2011/11000 - 2013/12771 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tavzihine, davalı vekili ise karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 100 yılı aşkın geçmişe sahip köklü tanınmış bir şirketi olduğunudahil toplam 29 ülkede bayi ve distribütörlere sahip bulunduğunu, davacının asıl faaliyetlerinin yüksek kaliteleriyle bilinen günlük giysiler, ceket, palto gibi giyim eşyaları ve genel kullanım amaçlı ayakkabılar üzerine olduğunu, markasının nezdinde olduğu kadar nezdinde de tescilli ve dolayısıyla gerek ulusal, gerekse uluslararası koruma altındaki tanınmış marka olduğunu, davalının sırf davacının tanınmış “ markasının itibarından, tüketiciler nezdindeki tanımışlığından ve kalite sembolü haline gelmiş olmasından haksız menfaat elde etmek üzere ve iltibas yaratmak amacıyla kötüniyetli olarak davacıya ait “ markasının birebir aynısını kendi adına tescil ettirdiğini ve halen tescil ettirme girişimlerini sürdürdüğünü, tescil numaralı 09/14.sınıflardaki “ markasının,tescil numaralı 03/16. ve 25. sınıflardaki “” markasının ve 2008 00185 numaralı endüstriyel tasarımların davalı adına tescilli olduğunu, davalının davacıya ait tanınmış “” markasını nezdinde tescil girişimlerine de devam ettiğini ileri sürerek, davalıya ait markaların ve tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, tasarım ile ilgili istemin kabul görmemesi halinde davalının tasarım tescilinde yer alan "" ibarelerinin kaldırılması yönünde tasarımın kısmen hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili tavzih isteminin reddine dair verilen kararı temyiz etmiş,davalı vekili ise karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Mahkemenin 09.09.2013 tarihli tavzih talebinin reddine dair karar davacı vekili tarafından 23.09.2013 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ise de; 11.07.2002 tarihli vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan davacı vekili tarafından 08.11.2013 tarihli dilekçe ile temyizden feragat edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak gelir kaydedilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy