MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2013 tarih ve 2012/153-2013/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı şirkette bazı ortakların kendi başlarına 30.04.2012 tarihinde toplanarak müvekkil davacıların şirketten çıkarılmasına ilişkin olarak karar aldıklarını ve bu toplantıya müvekkillerin hiç bir şekilde davet edilmediklerini, dava konusu kararların alındığı toplantının TTK'ya göre olağanüstü toplantı olma özelliğini haiz olduğunu, TTK'da olağanüstü toplantıya davet usulünün açıkca belirtildiğini, TTK'ya göre limitet şirketlerde olağanüstü ortaklar kurulu toplantısına 5 gün önce bütün ortaklara taahhütlü mektupla bildirilmek gerektiğini, toplantıya çağrılmayan ortağın herhangi bir süre sınırına tabi olmaksızın çağrılmadığı toplantı ile ilgili kararın hükümsüz olduğunun tespitinin istenebileceğini ileri sürerek, toplantının yapılmasına dair TTK amir hükümlerine uyulmadan yapılan toplantıda alınan kararların batıl olduğunun tespiti ile bu kararların uygulanmayacağı yönünde hüküm kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların müvekkil şirketin azınlıkta kalan ortakları olduğunu ve müvekkili şirketin ticari itibar ve faaliyetini sürdürmesine engel olacak davranışlar sergilediğini, davacılara şirkete zarar veren olumsuz tutum ve davranışlarını sürdürmeleri halinde ortaklıktan çıkarma davası açılacağı hususunda daha önce noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, olumsuz tutum ve davranışlarını sürdüren davacılar hakkında ikinci bir noter ihtarnamesi gönderildiğini, davacıların hisselerini devretmeye veya çoğunluğun hisselerini devralmaya davet edildiklerini, ancak bu ihtarnameye rağmen sonuç alınamadığını, davacıların uzlaşmaya ve toplantı yapmaya yanaşmadıklarını ve şirket hakkında bir takım davalar açmak ve suç duyurusunda bulunmak suretiyle şirket defterlerine el konulmasını sağlayarak fiilen bir toplantı yapılmasını ve toplantıda alınan kararların ortaklık defterine işlenmesini engellediklerini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
emece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, celp edilen ... Nakliyat Akaryakıt İht. İhr. ve Tic. Ltd. Şti'nin karar defteri incelendiğinde 30/04/2012 tarihli kararın karar defterinde bulunmadığı, dava dilekçesine ekli 30/04/2012 tarihli karar sureti incelendiğinde olumsuz tutum ve davranış sergileyerek şirketi sürekli zarara uğratan azınlıktaki hissedarlar Muzaffer Aydilek'in varisleri, ..., ... ve ...'ın ortaklık payının hesaplanarak hesaplanan bedelin kalan ortaklar tarafından ödenmek suretiyle TTK'nın 551/3 maddesi uyarınca haklı nedenlerle ortaklıktan çıkartılmasına, bu yönden şirket tarafından dava açılmasına karar verildi, davanın ortaklıktan çıkarma kararının iptali olarak kabul edildiği, 30/04/2012 tarihinde yapılmış olan toplantının olağan yada olağan üstü bir genel kurul toplantısı olmadığı, TTK'da limited şirketlerde ortaklıktan çıkartılma kararının iptalinin düzenlenmediği, bu nedenle davacıların ortaklıktan çıkarma kararının iptali davası açmakta hukuki menfaatlerinin olmadığı, Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/144 esas sayılı dosyasında davacılar hakkında ortaklıktan çıkartılma davası açıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 15/06/2000 tarih ve 2000/4787 esas 2000/5522 karar sayılı içtihadı dikkate alındığında ortaklıktan çıkarma kararının iptali dava edilmekle sonuç itibariyle davacıların dava dışı limitet şirket ortağı olduklarının tespiti talep edilmiş demek olduğundan, davacıların davasının tespit davası olarak nitelendirildiği, Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15/12/2011 tarih ve 2011/1091 esas 2011/1072 karar sayılı veraset ilamına göre, davacı ...'in davalı şirkette ortak olan ... Aydilek'in mirasçısı olduğu, Bolu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 04/07/2012 tarihli belgesine göre; davacılar ..., ... Öztürk ve ...'nın ve davacı ... murisi ... Aydilek'in davalı şirket ortakları olduğu gerekçesiyle, dava limited şirket ortaklığından çıkarma kararının iptali davası olup, sonuç itibariyle davacıların davalı ... Nakliyat Otomotiv Akar. İth. İhr. Ltd. Şti. ortağı olduklarının tespiti talep edilmiş demek olduğundan davacının davası tespit davası olarak nitelendirilmek suretiyle davanın kabulü ile davacıların dava tarihi itibariyle şirket ortağı olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece emsal olarak gösterilen Dairemiz kararının ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi nedeniyle davacının ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin olup, eldeki davaya emsal olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmamasına ve iptali istenen kararın 6762 sayılı TTK'nın 551. maddesinde belirtilen muvafakat niteliğinde olup, ortaklar kurulu kararı olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, temyize gelenin sıfatı itibari ile aleyhte temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılamayacağı gözetilmek suretiyle hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.