Taraflar arasında görülen dav1/2011 tarih ve 2010/535-2011/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sigorta acentesi olarak görev yaptığını, müvekkilinin ise trafik takip bürosu işlettiğini, abisi olan dava dışı ...'ın da kendisine yardımcı olduğunu, trafik takip işleri yapanların komisyon karşılığında poliçe düzenlediğini, tahsil ettiği primlerden komisyonlarını mahsup ettikten sonra kalanını acente hesabına gönderdiklerini, acentelerinde teminat amaçlı olarak bono aldığını, müvek ile aresini yazarak dılmaz Yıldız'ın bononun iadesini talep ettiği halde davalının bunu kabul etmediğini, davacının abisi hakkında icra takibi yaptığını, açılan menfi tespit davasında davalı tarafın, ödeme dekontlarının bonoyla ilgisi olmadığını, ...'ın borcu için ödemelerin yapıldığını belirttiğini, davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmaması ve davalının menfi tespit davasındaki beyanı karşısında yapılan ödemelerin müvekkiline iadesi gerektiğini, davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında tali acentelik sözleşmesi bulunduğunu, poliçe tanzim edildikten sonra primlerin müvekkili hesabına havale edildiğini, bu davada iadesi istenen paraların da bunlardan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalıya yapılan ödemelerin kaynagına ilişkin belge ibraz edilmediği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.