Taraflar arasında görülen davada verilen 02/07/2013 tarih ve 2012/88-2013/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında konteyner nakliyesi ile ilgili olarak cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının ticari ilişki nedeniyle taşınan emtialara ait faturaların bedellerini ödemediğini, ödemelerin yapılmaması nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40'ından az olmamak üzere borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu faturanın taraflar arasındaki taşıma ilişkisi neticesinde düzenlendiği, faturanın davalı yana tebliğ edildiği, davalı tarafından da itiraz edilmeksizin defterlerine işlendiği, bu durumda taraflar arasındaki hukuki ilişki neticesinde mal ve hizmetin alındığı ve fatura düzenleyen yanca sözleşme ilişkisi neticesinde edimlerin ifa edildiği yönünde karine oluştuğu, bu karinenin aksini davalı yanın kanıtlaması gerektiği, davalının navlun bedelinin oluşmadığı ve brandaların teslim edilmediği yönündeki savunmasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, icra takibine vaki itirazın iptaline, 2.370 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %6 oranı aşılmamak kaydıyla USD'ye uygulanan en yüksek mevduat faizi yürütülmesine, alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 3.606 TL'nin %40'ı oranındaki 1.442,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 174,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.