Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2013 tarih ve 2013/315-2013/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait sayılı “” ibareli marka ile ticaret unvanında yer alan ibaresinin müvekkiline ait 2001/15894 sayılı “” ibareli marka ve ticaret unvanında yer alan ibaresi ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve davalının ticaret unvanında yer alan ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin unvanını bildiğini,davanın zamanaşımına uğradığını,taraf markalarının farklı mal sınıflarında tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; davacının, davalı şirketin tescilinden itibaren yaklaşık 6 yıl onunla ticari ilişki içinde bulunarak davalı şirketin unvanında yer alan ibaresine karşı çıkmamak suretiyle unvanı benimsediği,geçen bu süreden sonra davalı aleyhine işbu davanın açılmasının maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy