Taraflar arasında görülen davada verilen 23.05.2013 tarih ve 2012/10-2013/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil TMSF vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin a açılmış mevduat hesabının davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi, doğru bilgi vermemesi ve yüksek faiz vaadleri ile kandırılarak hesaplarına aktarıldığını aslında paranın davalı banka tarafından kullanıldığını, bu durumun ceza yargılaması ile de açıklığa kavuştuğunu, davalı bankanın güven ve vekalet ilişkisini kötüye kullandığını ileri sürerek, 6.575,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinde 22/12/1999 tarihine kadar %83 bu tarihten sonra işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankayı temsil ve yönetime yetkili olanların görevlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiiller nedeniyle bankanın sorumlu olduğu, yapılan haksız ve hukuka aykırı işlemlerin banka yönetim kurulunun bilgisi ve iradesi içinde yapıldığının ceza mahkemesi kararı ile belirlendiği, davacının iradesinin fesada uğratıldığı ve bu suretle hesaplarına para yatıran davacının haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz kaldığı, davacının davalı bankadan havale ettirdiği 6.575,00 TL'yi havale tarihi olan 29/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne 6.575,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer’i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazları yerinde değildir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy