Taraflar arasında görülen davada verilen 26/06/2013 tarih ve 2012/174-2013/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğini, ancak faturaların davalıya tebliğine rağmen navlunun ödenmediğini, navlun alacaklarının tahsili için başlattıkları takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil niteliğinde bulunan davacının ticari defterlerine göre, davacının davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediğinden davalının defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılacağı ve bu nedenle davacı alacağının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 13.920,43 TL üzerinden devamına, bu bedele takip tarihinden itibaren (%9 oranı aşılmamak üzere) ticari faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, %20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 713,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.