Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 25/04/2013 tarih ve 2012/25-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10/12/1999 tarihinde tasarruflarını değerlendirmek için gittiğini ve hesap açtırmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde parasını off-shore bankasına gönderdiğini, paranın off-shore bankasına yatırıldığını bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini ileri sürerek, 6.000,00 TL'nin 10/12/1999 tarihinden 22/12/1999 tarihine kadar % 96 faiziyle, bu tarihten sonra ise işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, aralarında hiçbir organik bağ bulunmadığını, davada zaman aşımı süresinin sona erdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı banka tarafından davacının bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın husumet yönünden, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; 6.000,00 TL'nin 10/12/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 Sayılı Borçlar Kanununun 41, 55 ve 6762
.../...
-2-
sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz eden taraflar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 26/03/2014 tarihinde oybirliğinde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy