Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 05/09/2013 tarih ve 2013/736-2013/1078 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, davalılardan tarafından keşide edilen, 18/10/2008 tarihli, 5.000 TL bedelli, namına düzenlenmiş, ait çekin son hamil durumundaki alacağına karşılık ciro yoluyla devraldığını, çekin arka yüzünde davalıların ciranta olarak kayıtlı olduğunu, bahsi geçen çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğinde çekin keşide tarihinde tahrifat olduğu belirtilerek bu konuyu içeren 28/10/2008 tarihli şerh yazılarak çekin müvekkiline iade edildiğini ve bedelinin ödenmediğini, ihtarname keşide edilmesine rağmen müvekkilinin alacağını ödenmediğini ileri sürerek 5.000 TL alacağın 18/10/2008 tarihinden itibaren reeskont, 282 TL ihtar masrafının da dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça davalılardan tarafından keşide edilen 5.000 TL bedelli, . namına düzenlenmiş, davalı ...'na ait çek üzerinde yapılan inceleme sonucunda çekin keşide tarihinde tahrifat yapılarak "7" rakamının tamamlanarak "8" rakamına dönüştürüldüğü ve TTK'nın 724. maddesine göre davalı bankanın keşide tarihi tahrif edilen çeki ödemekten kaçınmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden verilen ret kararının kesinleşmiş olması nedeniyle diğer davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.