Taraflar arasında görülen davada verilen 07/05/2013 tarih ve 2011/140-2013/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.06.2009 tarihine kadar davalı şirketin yönetim kurulu üyeliği yaptığını, bu görevinden dolayı ödenmeyen alacağının tahsili için başlatılan icra takibine "celemeleri sonucu, davacının dava konusu icra takibinde gösterilen miktardan çok daha fazla tutarda mevzuat ve şirketin amaçlarına aykırı harcama yaptığı, bunların yönetim kurulu üyelerinden tahsilinin gerektiği hususlarının tespit edildiği" gerekçesiyle itiraz edildiğini, anılan müfettiş raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu raporda değinilen hususlarda bir yargılama yapalmadığını, müfettiş raporunun mahkeme kararı gibi değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin olarak gere üfettişince, gerek şirketin denetim kurulunca yapılan incelemelerde yönetim kurulunun mevzuat ve şirketin amaçlarına aykırı alım ve harcamaları nedeniyle şirketi 50.000.000,00 TL zarara uğrattıklarının, bu zararın ilgililerden tahsili gerektiğinin tespit edildiğini, bu sebeple davacının hak ettiği bir ücretten söz edilemeyeceğini, anılan zararların tahsili amacıyla 19 dava açıldığı gibi 30 davanın açılması için hazırlık yapıldığını, ceza soruşturmasının da devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin cevabında davacının 9.910,78 TL alacağının bulunduğunun belirtildiği, bu hususta bir ihtilafın bulunmadığı, davalının savunmalarında belirttiği davacının da davalı şirkete borçlu olduğu yönündeki iddialarının ayrı bir yargılamaya konu edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 9.910,78 TL alacak üzerinden ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
..../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 507,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy