MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2009/160-2012/189 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.05.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı banka şubesindeki davacı şirket hesabından şirketi tek başına temsile yetkili kişi ... olduğu ve buna ilişkin ticaret sicil gazetesinde ilanın yapıldığı ve davalı bankaya imza sirkülerinden bir örneği verildiği halde keyfi ve yasalara aykırı olarak yetkisiz kişilere ödeme yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 96.264,10 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 3 yıla yakın bir süredir şirketin diğer ortağı ve önceki yetkilisi ...' in şirket hesabından para çektiğini, davacının bunu bildiğini ve müdahale etmeyerek ...' in yetkisine zımnen muvafakat ettiğini, davacı temsilcisi ... 'in şirket yetkilisi olduğunu gizlediğini ve babası ... ile birlikte şirketi birlikte temsil ettikleri izlenimi yarattığını, davacı tarafça şirketin tek yetkilisinin ... olduğuna ilişkin herhangi bir bildirim ve ihtar yapılmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, her ne kadar davacı temsilcisi olarak ... tarafından davadan feragat edilmiş ise de, ... ile ... arasında menfaat çatışması olduğu, bu nedenle ...' e verilen temsil yetkisinin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle feragat beyanına itibar edilmediği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu, sözleşmenin 84/4 maddesinde müşteri yetkili imzalarında oluşacak bir değişikliğin noter veya iadeli taahhütlü mektupla veya imza karşılığında bankaya bildirilmesi gerektiğinin düzenlendiği, davacı şirket yetkilisi ... tarafından şirketi temsil ettiğine ilişkin bildirimin davalı bankaya yapılmadığı, bu nedenle davalı banka şubesince kendilerinde şirket müdürü olarak görünen diğer ortak ...'e yapılan ödemelerin usulsüz olmadığı, diğer ortağa yapılan ödemeler nedeni ile şirketin herhangi bir talep ve itiraz hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Hüküm,davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş olup,temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi,temyiz harcı da yatırılmamıştır.Bu durumda,usulüne uygun ve süresinde bir temyiz başvurusu bulunmadığından,HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;Dava, dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle,davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.