MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/04/2013 tarih ve 2013/648-2013/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin blok taşıyıcı sorumluluk poliçesi ile sigortaladığı dava dışı ... Taşımacılık ve Lojistik A.Ş.' nin sorumluluğundaki taşımalardan somut olay konusu sevkıyatı davalı şirketin üstlendiğini; ancak ... plakalı aracın ...`da arıza yapması nedeniyle taşıma işinin kararlaştırılan sürede tamamlanamayacağının ve yükün 22.04.2009 tarihine kadar varış gümrüğüne ulaşamayacağının anlaşılması üzerine araç hamulesi yükün bir kısmının araçtan alınıp, nihai alıcının üretim hattında duraksamaya sebebiyet vermemek için uçakla alıcıya gönderilmesi zarureti doğduğunu, davalının sorumluluğunda olan gecikme hasarı yüzünden müvekkilinin sigortalısına uçak ücreti ve dâhili taşıma bedelleri karşılığında 18.971 Euro tazminat ödediğini ve halefiyet hakkını elde ettiğini, müvekkilinin sigortalısının zararını tazmin ettikten sonra rücuen davalıdan tahsil edebilmek için başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini ve alacak miktarının %40`ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davacının sigortalısının sorumluluğundaki somut olay konusu taşıma işinin davalı taşıyıcı tarafından gerçekleştirildiğini;ancak bu taşıma işinde tarafların taşıma süresini içeren bir anlaşma imzalamadığını, taşımanın tamamlanmasından sonra müvekkiline sigorta şirketine ibraz edilmek üzere 28.04.2009 tarihinde gönderilen ve müvekkilinin çalışanı tarafından da ne sonuç doğuracağı tahmin edilmeden kaşelenip paraflanan metnin ise müvekkilinin kabul beyanı niteliğinde olmadığını ve müvekkilini bağlamayacağını, kaldı ki ;gecikmenin zarara sebep olması halinde taşıyanın navlun ücreti ile sınırlı olmak kaydıyla mesuliyetinin doğabileceğini , ortada oluşan bir zarar olmadan müvekkiline rücu edilemeyeceği gibi likit olmayan bir alacak için icra inkâr tazminatı da istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece,iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca; davacı tarafından delil olarak sunulan Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamına sigortalı ...`nun ... plakalı araçla, 16.04.2009 tarihi itibariyle üstlendiği uluslararası taşıma işinin de dâhil edildiğini gösteren bir bilgi bulunmadığı,aksi düşünülse dahi iddia edilen 2 günlük gecikme zararının her halükarda; ekspertiz raporuna ekli 19.04.2009 tarih 636 sayılı tamir faturasına göre ... plakalı aracın yola çıkmadan önce teknik bakımına özen gösterilmemiş olmasından kaynaklandığından; ... Poliçesi Genel Şartlarının “Teminat Dışı Haller” başlığı altında düzenlenmiş olan “3/r” maddesi hükmü uyarınca teminat dışı olan bir hasar olduğu, buna göre davacının sigortalısının halefi sıfatıyla davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı;ancak davacının sigortalısından aldığı ibranamede “temlik beyanı” bulunduğundan,sigortacının sigortalısına ödediği tazminatı “alacağın temliki hükümlerine” göre talep edip edemeyeceğinin de irdelenmesi gerektiği,buna göre; dava konusu olayda nakliyat süresinin gecikmiş olduğu iddiası ile gecikmenin sebep olacağı zararların önünü kesmek için yapıldığı öne sürülen harcamaya rağmen araç hamulesi yük ile araçtan boşaltılıp uçakla alıcısına gönderilen yük ,saat farkıyla aynı tarihte alıcısının eline geçmiş durumda olduğundan somut olarak ... 19. madde anlamında herhangi bir zarara sebep olunmadığı, ... 23. maddeye göre,gecikmenin sebep olacağı zararların önünü kesmek için yapıldığı öne sürülen harcama için tazminat ödenemeyeceği,yine ... 30. maddede düzenlenen 21 günlük sürede yapılması gereken ihbarın dava şartı niteliğinde olduğu,somut olayda ...`nun 24.04.2009 tarihinden sonraki 21 gün içinde davalıya yönelttiği yazılı bir bildirim olmadığı,bu durumda ne ...’un ne de onun sigortacısı konumunda olan davacının , doğabilecek zararların önünü kesmek için yapılan ancak somut olayda her hangi bir yarar da sağlamayan masrafları temlik alacaklısı sıfatıyla da dava yoluyla davalı taşıyandan talep edebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve gecikmeden doğan zararın ... 30/3 maddesine göre 21 gün içinde davalıya ihbar edilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy