MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/06/2013 tarih ve 2009/556-2013/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tahsil için verdiği bononun davalı bankaca zayii edildiğini, davalı bankanın mahkemeden bononun iptali kararı aldığını, müvekkilinin bonodan kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla dava dışı şirket aleyhine başlattığı icra takibi neticesinde borçlu hakkında borç ödemekten aciz belgesi verildiğini, müvekkilinin bu şekilde alacağına kavuşamadığını ileri sürerek, 4.000,00TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka şubesinde bononun kaybolması ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı senet borçlusunun üzerine kayıtlı araç bulunmasına rağmen söz konusu araçlar üzerinde rehin ve hacizlerin varlığı nedeniyle İİK ve yasal mevzuat hükümleri kapsamında davacının alacağı sıralama itibariyle sonda yer aldığı, bu yön itibariyle de doğmuş alacağını tahsil imkanı bulunmayacağı, davalı bankanın sorumluluğu ve ihmalindeki senedin zayi olmasından dolayı davacının zararının söz konusu olduğu ve davalı bankanın olaydan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 4.000,00TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.