Taraflar arasında görülen davada verilen 04.12.2012 tarih ve 2009/89-2012/636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili şirketin bilgi ve rızası olmadan 25 adetlik çek karnesini, firmanın eski muhasebe elemanı diğer davalı ...’ya verdiğini ve ...'nın 25 adet çek yaprağını ayrı ayrı ve toplamda 649.030,00 TL düzenleyerek ve imzaları taklit etmek suretiyle kullandığını, bu çeklerin bir kısmının takibe verildiğini, davalı bankanın kendilerine yüklenen özen ve intizamı göstermeyerek sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 1.000.000,00 TL alacağın şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’sinin, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, çek karnesinin davacı şirketin yazılı talimatı ile şirket çalışanı diğer davalı ...'ya teslim edildiğini, çek yaprakları ile ilgili yapılan işlemlerden sonra şirket yetkililerinin şahsen hesaplardan para çektiklerini, bu şekilde yapılan işlemlerden haberdar olduklarını ve işlemlere icazet verdiklerini savunrak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu olan umaralı 25 adet çekin davacı şirket bilgisi dahilinde davalılardan davacı şirket defterlerine kayıtlı olduğu ve çeklerin şirket bilgisi dahilinde doldurulduğu, yine çeklerde 3399690, 3399689, 3399700 numaralı olanlar ile ilgili olarak başlatılan icra takiplerindeki imza inkarı itirazının haklı çıkması ile takiplerin durduğu, bakiye kalan çekler bakımından da davacı şirketin henüz doğmuş bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy