Taraflar arasında görülen davada verilen 09.07.2013 tarih ve 2012/567-2013/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilininaboneliğine ilişkin faturaların davalı banka nezdindeki hesabındanyine davalı banka şubesinde bulunan hesabına havale edilmek suretiyle ödendiğini, son ödeme tarihi 18.10.2012 olan faturanın bedeli hesapta bulunduğu ve e-posta yoluyla da havale emri gönderildiği halde davalı tarafından ödemenin 19.10.2012 tarihinde yapıldığını, müvekkiline geç ödeme nedeniyle 6.229,09 TL gecikme zammı faturası tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, anılan meblağın 09.11.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki borçlanma sistemi protokolünün 18.01.2012 tarihinde sona erdiğini, davaya konu havale talimatının yetkisiz ve tek imza ile gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu talimat mektubunun öncekiler gibi bölge müdürü tarafından imzalandığı, ekinde de 18.10.2012 son ödeme günlü faturanın bulunduğu, 18.10.2012 tarihli talimatının usulüne uygun olmadığını ileri süren bankanın 19.10.2012 tarihinde başka bir havale emri olmadan talimatı yerine getirdiği, yetkisiz kişilerce talimat verdiği ve borçlanma sistemi doğrultusunda yapıldığı iddiasının bankanın davacı için yaptığı uygulamalara ve mevcut duruma aykırı olduğu, bankanın gecikme zammı bedelinden kusuru nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 319,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy