Taraflar arasında görülen davada verilen 08.11.2012 tarih ve 2011/561-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borcu üstlenenvekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilleri tarafından davalı bankaya devrinden önce tarihinde yatırıldığını, bankanın 21.12.1999 tarihinde devredildiğini ve davalı ...Ş. ile birleştirildiğini, müvekkilinin talimatı olmaksızın banka yetkililerincede paravan olarak kurdurulmuş olan dlı banka hesabına aktarıldığını, daha sonra diğermevduatları ile birlikte bankanın hakim hissedarlarına usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğine, ve bu şekilde davalı banka tarafından müvekkilinin zarara uğratıldığını, off-shore bankasına yapılan başvurunun ve yapılan icra takibinin soınuçsuz kaldığını belirterek bu paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankanın 26.777,00 USD tutarındaki paranın gönderilmek üzere davalı bankanın merkez şubesine havale edildiği, paranın gerçekte yurtdışında hiçbir bankaya transfer edilmeyerek yurtiçinde tüketildiği, adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 26.777,00 USD ana paranın 06.12.1999 tarihinden 06.01.2000 tarihine kadar yıllık %25 oranında akti faizi, 06.01.2000 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile birlikte davalı ...Ş. adına borcu üstlenen TMSF' den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen sıfatıyla vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının zarar bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davacının aciz vesikası aldığı tarihten dava tarihine kadar zamanaşımı süresi dolmamış olup, davanın zamanaşımına uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, borcu üstlenen vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davada davalı bankaya, banka çalışanlarının davacıyı kandırarak parasının dava dışı devredilmesine neden oldukları ve paranın tahsil edilememesine dayalı olarak husumet yöneltilmiş bulunduğundan, davacının mevduat cüzdanında yazılı bulunan akdi faizi ve 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesinin son fıkrası uyarınca da akdi faiz nispetinde temerrüt faizi istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacıya ait mevduatın gönderildiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca alacağa faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, borcu üstlenen vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 2. bendinin '' 06.01.2000 tarihine kadar yıllık %25 akdi faizi, 06.01.2000 tarihinden'' ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy