Taraflar arasında görülen davadrilen 05/04/2012 tarih ve 2011/165-2012/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davaekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşbareli 29, 30, 32. sınıflarda 2003-31545 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı ” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilanıyla iltibas ve haksız rekabet vakıalarına dayanarak başvurunun reddi için müvekkilence itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini, yeniden inceleme taleplerinin de 2011-M-2162 sayılı kararla afından reddedildiğini ileri sürerek itirazın reddine dai 20.6.2011 tarih ve 2011-M-2162 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Enstütüsü vekili; davalı şirket tarafından tescil başvurusu yapılan markanın iltibasa mahal verir nitelikte davacı markasıyla benzerliğinin bulunmadığını, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalı ise usule uygun tebligata rağmen duruşmalara iştirak etmediği gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;ararının davacının ibareli markasıyla davalınıibareli başvurusunun iltibas yaratmayacağına ilişkin bir tespit içerdiği, bu karrafından sonraki başvurularda da gözeteceğinin tabii olduğu, davacının bu tespitin hukuken doğru olmadığının bir yargı kararıyla hükme bağlatması isteğinin, sonraki tarihlerde gerçekleşecek başvurulara yapılacak itirazların akıbeti açısından önem taşıdığı, bu nedenle davalıya ait marka tescil başvuruhecesiyle, her iki tarafla aynı sektörde faaliyette bulunan simli şirketin eli markasının “kinin birleştirilerek oluşturulde sözcükleri arasında anlamsal olmasa da genel izlemin olarak iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 29, 30 ve 32. sınıf ürünlerin tamamının veya benzerlerinin davacı markalarının kapsamında yer aldığı, başvuru kapsamındaki ürünlerle davacı markalarının kapsamındaki ürünlerin aynı dağıtım kanallarına tabi olması, benzer ihtiyaçları gidermeleri,
./..
-2-
birbirleri yerine ikame edilebilme olanaklarının bulunması ve özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin iltibas kavramı içerisine dahil edilmesi karşısında aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketicinin iki ayrı marka olduğunu ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığı, marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamaya sebebiyet verebileceği, bu şekilde davalının oluşan bu karışıklıktan yararlanarak haksız kazanç temin edeceği, gerekçesiyle davacı itirazlarının reddine dair tesis olunan kurum kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalıekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece iptaline karar verileararının esasen lması gerekirken hüküm fıkrasında anılan karar nosunun "2160" olarak yazılması, maddi hatadan kaynaklı olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davkilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davavekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA. aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.