Taraflar arasında görülen davada Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/179-2013/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan bu yana dünya çapında elliden fazla ülkede meyve suyu ticareti ile ilgilendiğini, ürünlerini kendine özgü şişeler ile piyasaya sunduğunu, kullanmakta olduğu şişe biçiminin marka olabilme vasfı ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu, buna rağmen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 556 sayılı ’nin 7. maddesinin a bendi hükmü mesnet alınarak ayırt edici olmaması gerekçe gösterilerek reddedildiğini, bu karar karşı yapılan itirazlarının da tarafından 2012/M-1882 sayılı kararla nihaî olarak ret edildiğini iddia ederek, kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının tescil ettirmek istediği işaretin ayırt edici olmaması sebebiyle sayılı ’nın 7. maddesinin a bendi hükmü uyarınca tescilinin olanaklı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının tescil başvurusunun konusu olan işaretin, ürünlerin tanım ve vasıflarına uzak, davacıya ait teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamaya olanak verecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ’nin 2012/M-1882 sayılı kararının iptaline, tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy