MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/07/2013 tarih ve 2013/87-2013/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında sermaye piyasası araçları alım satımına ilişkin sözleşme imzalandığını, davacının Haziran ayında davalı çalışanı Ebru'ya 10.000,00 TL, Temmuz ayında ise yine Ebru'nun banka hesabına 10.000,00 TL daha gönderdiğini ancak 31.07.2003 tarihli portföy çıktısında 15,00 TL borçlu göründüğünü, davalı şirketin, çalışanı Ebru ile sorunları olduğu gerekçesi ile ödeme yapmak istemediğini, sözleşmeyi davalı ile imzalamış olmaları nedeni ile muhataplarının şirket olduğunu, adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi gereği davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 17.000,00 TL’nın 14.01.2003 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından şirketlerine para gönderilmediğini, dava dışı kişinin hesabına gönderilen para nedeni ile kendilerinin sorumlu olmadığını, olayda haksız fiil sorumluluğu söz konusu olup talebin zaman aşımına uğradığını, eski çalışanları Ebru'nun yakını olan davacının işlemleri takip etmediği için kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından paranın gönderildiği Ebru davalı şirketin çalışanı olup, dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 55 ve 100. maddeleri uyarınca davalı şirketin çalıştıracağı kişilerin seçiminde özen göstermek, şube içi ve denetim yolları ile çalışanlarını ve bunlar tarafından yapılan işlemleri denetlemek zorunda olduğu, aracı kuruma güvenen davacının aracı kurum çalışanlarının usulsüz işlemlerine katlanmasının beklenemeyeceği, davalı aracı kurumun işlemlerini çalıştırdıkları kişiler aracılığı ile yapmaları nedeni ile çalışanlarının üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumlu olmaları gerektiği, yatırım işlemlerinin yürütülebilmesi için davacı ile davalı yatırım şirketinin Adana Şubesi arasında 04/07/2003 tarihli sözleşme imzalandığı ve davacıya hesap cüzdanı verildiği, tüm bu işlemler davalı kurum adı kullanılarak yapıldığı gibi davacıya portföy verilerek teslim edilen paranın yatırım şirketi hesaplarına aktarıldığı izlenimi uyandırıldığı, davacının kendisine iade edilen dışında davalı kurum hesaplarına yatırdığı ve iade edilmesi gereken 17.000,00 TL alacağı olduğu,
yatırım işlemlerinin davalı şirket adı kullanılarak yapılıp davacı ile sözleşme imzalanıp kendisine portföy çıktısı verildiği, bu şekilde gerçekleşen olayda davacıya herhangi bir kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, sözleşme düzenlenmek ve hesap cüzdanı verilmekle bütün sorumluluğun davalı şirkete ait olması gerektiği, davalı şirketin çalışanlarını yeterli derecede denetlememesi nedeni ile bu sonucun ortaya çıktığı, davalının çalışanlarından kaynaklanan sonuca katlanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 17.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 870,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy