MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/06/2013 tarih ve 2012/371-2013/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin 1 kap ve 90 kg brüt ağırlığındaki emniyet milinin ...'dan ...'ya taşınması hususunda anlaştıklarını, işbu anlaşma sonrasında taşımaya konu emtianın müvekkili tarafından 453052990 no'lu air waybill ile davalıya teslim edildiğini ve taşıma senedinde açıkça taşıyanın davalı olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından taşınan emtianın davalı uhdesinde iken kaybolduğunu ve alıcıya teslim edilemediğini, bunun üzerine ... A.Ş.'nin sigortacısına yaptığı ihbar neticesinde sigorta şirketinin ...A.Ş.'ne ödeme yaptığını ve yaptığı ödemeye istinaden müvekkiline dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin 11.630,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının üstlendiği taşıma işini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle emtianın kaybolduğunu, yapılan ödemeden dolayı müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 11.630,00 TL'nin ödeme tarihi olan 21.03.2012 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın ...Konvansiyonu'nun 29. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından, davacının süresi içerisinde ihbarda bulunmadığından ve müvekkiline rücu etme hakkı olmadığından usulden, hasardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmaması, sorumlu olduğu kabul edilse dahi sınırlı sorumluluğun söz konusu olması ve faizin de ancak karar tarihinden itibaren talep edilebileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tazminat ödemek zorunda kaldığı taşımanın aslında davalı tarafından yapıldığını ileri sürerek işbu davayı açtığı, bu itibarla davanın eşyanın tesliminden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, dava konusu yükün 19.02.2007 tarihinde taşınmak üzere sağlam ve eksiksiz olarak teslim alındığı, davanın ise 15.06.2012 tarihinde açıldığı, davacının hak düşürücü sürenin korunduğuna ilişkin herhangi bir işlem yaptıklarını iddia ve ispat etmediği gibi, mahkemece de sürenin korunduğuna ilişkin herhangi bir işlemin varlığının tespit edilmediği ve davanın ... Konvansiyonu'nun 29. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.