MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/03/2012 tarih ve 2011/243-2012/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı Sınırlı Sorumlu 1055 Sayılı ... Tarım Satış Kooperatifi’ne kullandırılan kredinin kooperatifçe ortaklarına dağıtıldığını ve ortaklarından alınan borç senetlerinin müvekkili bankaya temlik edildiğini, böylelikle davalıların da kooperatifin borcundan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 7.981,00 YTL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuş, davalı ... davaya cevap vermemiş, davalı"...Kalbuz’un ise dava tarihinden önce öldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacak ile ilgili borçlular tarafından sunulan kasa tahsil fişleri ve müstahsil makbuzları incelendiğinde yapılan kesintilerin ve ödemelerin kooperatif alacağına mahsuben yapıldığı ve davalıların bilirkişi raporunda belirtilen miktarda kooperatife borçlarının kaldığı, ödemelerin dava konusu alacak için yapıldığı, davaya konu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kısmen kooperatife ödendiği gerekçesiyle davalılar"... Kalbuz ve mirasçıları hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalılar ..., ..., ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 490.48 TL asıl alacak ve 1.969,15 TL faizin davalılar ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren tarımsal kredilere uygulanan faiz oranında faiz yürütülmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 09/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy