Taraflar arasında görülen davada verilen 08/07/2013 tarih ve 2012/127-2013/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 02.12.1999 tarihinde bankaya el konulmadan önce 8.500 TL yatırdığını, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatın . yönetimi tarafından paravan olarak kurulan dava dışı adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğini, müvekkili parasının ödenmediğini ve bu şekilde dolandırıldığını ileri sürerek, 8.500 TL'nin bankaya yatırıldığı taraihten vade sonuna kadar % 86 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi son bendi gereğince belirlenen % 86 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazında bulunarak davacının serbest iradesi ile kıyı bankacılığını tercih ettiğini, savunarak davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bankaların bir güven kuruluşu olmaları, kurulan vekalet görevini özenle yerine getirmeleri, ancak davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, vekilin paranın yatırımında risksiz emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirilmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı ile off shore bankacılığının kendi bünyesinde gibi göstererek mudisini yanılttığı, banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının kesinleştiği, gerekçesi ile davanın kabulüne, 8.500 TL'nin davalı bankadan tahsiline, bu bedele 02.12.1999-04.01.2000 tarihleri arasında %86 akdi faiz sonrasında 3095 sayılı Yasa'nın 2.maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir..../...
-2-
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ve feri müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı bankanın davacının yatırımındaki parayı off-shore hesabına davacıyı yanıltarak gönderdiği ve ceza yargılaması ile de nin ortaklarına ait grup şirketlerine kullandırıldığı sabit olduğuna göre davalı haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğundan mahkemece paranın yatırıldığı tarih olan 02.12.1999 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde faize karar verilmesi doğru olmadığı gibi 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulduğu, davalı bankanın da satış suretiyle devralmış olması nedeniyle bu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile feri müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. maddesinde yer alan 04.01.2000 ile başlayan cümlesinin kaldırılarak yerine "02.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 2. maddesinin tamamının hükümden çıkartılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının peşin olarak yatırdığı 126, 25 TL harcın istek halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 3. maddesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “608,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi ile kararın altındaki harç dökümünün kaldırılmasına, davacı gideri dökümündeki ilk masraftan 126,25 TL'nin çıkarılarak toplamın 608,45 TL olarak düzeltilmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.