Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.04.2013 tarih ve 2013/278-2013/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili tarafından sigortalı olan ticari fatura karşılığı satın almış olduğu 543 rulo, 11.547,93 ağırlığındaki kumaşların taşıma işini yüklendiğini, 15.09.2006 tarihinde davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğunda taşınan kumaşların 21.09.2006 tarihinde alıcıya teslimi esnasında, alıcı firmanın yapmış olduğu kontrol neticesinde 22 rulonun eksik olduğunun tespit edildiğini ve eksiklikle ilgili hamule senedine alıcı tarafından not düşüldüğünü, müvekkili tarafından yapılan ekspertiz sonucunda da meydana gelen zayi dolayısıyla sigortalı 11.12.2006 tarihinde 15.936 USD tazminat ödendiğini, tazminat bedelinin davalıların sigortacısı olan tahsil edilen miktarının düşülerek bakiye 3.454 USD'lik kısmının ödenmesi için davalılara müracaat edilmesine rağmen sonuç alınamadığını, bunun üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sınırlı sorumluluk ilkesi gereği kilo başına 8,33 ile sorumlu olduğuna karar verilmesini ve bu miktarı aşan davacı taleplerinin reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davacının davasının kısmen kabulüne, davalının esas sayılı dosyasında asıl alacağa ve takipten sonra işleyecek faiz ile ilgili olarak mahkemece verilen 01/04/2010 tarih sayılı karar Yargıtayca onaylandığı için bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacağın likit olmaması nedeniyle davacının %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 213,15 TL harcın temyiz edene iadesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.