Taraflar arasında görülen davada verilen 16/04/2013 tarih ve 2012/79-2013/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekil şirketin eğitim sektörünün önde gelen kuruluşlarından ahilinde matbaacılık basım ve yayın alanında faaliyet göstermek üzere 1993 yılında kurulduğunu, yaptığı faaliyetler ile sektörde yer edindiğini, bu alanda faaliyet gösteren devraldığını, gibi seri markaları adına tescil ettirdiğini, şirket faaliyetlerinde kullanmak üzere markasını adına tescil ettirmek üzere davalı ... Enstütüsü'ne başvurduğunu, marka tescil başvurusunun resmi marka bülteninde yayınlanması akabinde davalı rafından tescil başvurusunda bulunan markanının adlarına tescilli markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzediği iddiasıyla itiraz edildiğini, bu nedenle tescil başvurusunun reddedildiğini, ret kararının yeniden değerlendirilmesine ilişkin başvurularının itiraz eden davalı şirketin markalarıyla iltibasa yol açabilecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle 27.1.2012 tarih ve karar sayılı kararla reddedildiğini, bu kararın müvekkil şirkete tebliği ile süresinde dava açtıklarını, marka tescil başvurusunun reddinin haklı gerekçeye dayanmadığını ileri sürerek 27.2.2012 tarih ve 27.1.2012 tarih ve 2012-M-179 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir:
Davalı vekili; müvekkili yılında markasını tescil ettirip 17.11.2009 tarihilden itibaren 10 yıl süreyle yenilediğini, 01, 05, 09, 16, 35, 37, 38, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıflara dahil mal ve hizmetler için 2001-22736, 187365, 998, 019284, 2007-51461, 2008-23903 nolu “BİL” seri markalarının sahibi olduğunu, davacının 16 ve 41. sınıflara dahil mal ve hizmetler için tescil başvurusunda bulunduğu markanın davalı müvekkilinin markasıyla iltibasa sebebiyet vereceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Enstütüsü vekili; dava konusu marka ile redde mesnet markaların gözde ve kulakta bıraktıkları tesirin aynı olması nedeniyle markalar arasında ayırt ediciliğin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
./..
-2-
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraf markalarının işaretlerinin birbirinden farklı olduğu, davalı markalarında “BİL” ibaresinin yanında bu ibareden daha fazla ön plana çıkan şekil unsurlarının bulunduğu, bu şekil unsurlarıyla markanın bir logo şeklinde hatırda kaldığı, davacının tescil başvurusunda bulunduğu markanın 556 sayılı 8/1-b maddesi anlamında davalı şirketin markalarıyla benzer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.