Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 09/07/2013 tarih ve 2011/560-2013/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin 1988 yılından itibaren elektrik malzemeleri üretim ve satışı ile proje yapımı konularında faaliyette bulunduğunu, davalılardan ...’ün davacı şirkette 15.08.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, şirketin yurtdışı satışlarıyla görevlendirildiğini, kendisine eğitim verilerek yetiştirildiğini, fuarlara gönderildiğini, bu süreçte doğal olarak müvekkilinin ticari sırlarını öğrendiğini, müşterilerle tanıştığını, fakat bu davalının 11.08.2007 tarihinde müvekkil şirketten ayrılarak ticari teamüle aykırı olarak davalı rakip firmanın yanında çalışmaya başladığını, üretimden satışa kadar süreçle ilgili rakibe bilgi verdiğini, sanayi casusluğu yaptığını, müşterileri kandırarak davalı firmayla çalışmalarını sağladığını, bütün bu fiillerle de haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, diğer davalı şirketin de müvekkili çalışanını bu şekilde “ayartarak” haksız rekabet fiilini işlediğini, müvekkili çalışanını işe almak suretiyle ticari sırlarını hukuka aykırı şekilde öğrendiğini, müvekkilini yurtdışı satışlarının düştüğünü ileri sürerek, haksız rekabetin men’ine, yoksun kalınan kazanç ve uğranılan zarar için 230.00 USD maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin 1996 yılında kurulmuş 500.000 YTL sermayeli bir şirket olduğunu, kurulduktan bu yana yurtiçi ve yurtdışı pazarlarında satış yaptığını, davalının aldatıcı bir harekette bulunmadığını hiçbir zaman davacı şirketin elemanlarını ayartmadığını, ...'ün kendi isteği ile davalı şirkete iş başvurusunda bulunduğunu, davalı ... ün aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette işe başlamasının doğal olduğunu, zira bildiği ve yaptığı işin bu olduğunu, herhangi bir haksız rekabetinin söz konusu olmadığını, davalının davacının hiçbir sırrını yeni şirkete aktarmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. .../...
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ün davacılardan. çalışanı iken davacı şirketten ayrılması ve daha sonra davalı şirkette çalışmaya başlamasının davalının ayartmaya yönelik eylemleri nedeni ile meydana geldiği iddiasının ve keza davalı ... tarafından davacı ticari sırlarının davalı firmaya aktarıldığı müşteri transferlerinin yapıldığı iddiası ile davalı şirketin davacı şirkete yönelik haksız rekabete yol açan eylemleri ile davacının zarara uğradığı iddialarının dosya kapsamına sunulan ve toplanan deliller çerçevesinde kanıtlanamadığı, davacı ve davalı şirketlerin aynı iş kolunda faaliyet göstermeleri nedeni ile davacının kimi müşterilerinin davalı şirket ile de çalışmasının tabii olup haksız rekabetten söz edilebilmesi için davalı şirketin müşteri kazanımında dürüstlük kurallarına uygun davranılmadığının ispatı gerektiğinden bu hususun mevcut delillerle ispatlanamadığı zira şirketlerin pazar payı elde etmelerinde ürettikleri ürünlerin kalite ve fiyat bakımından tercih edilmesi ile çalışanların birikim ve becerilerinin etkili olacağı hususları nazara alınarak davacıların haksız rekabet iddialarının kanıtlanamaması nedeni ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy