Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 25.06.2013 tarih ve 2012/153-2013/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın 19.04.2004 başvuru, 06.06.2006 tescil tarihli “ ibareli markayı 04. sınıf emtialarda kullanılmak üzere adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin firmasının 1998 yılında kurulduğunu, “” ibareli tescilsiz markasını kömür ticaretinde kullandığını, bir çok yerde bayilik verdiğini, markayı tanıtarak ticari itibar elde ettiğini, 556 sayılı KHK'nin 8/3. maddesi uyarınca marka üzerinde hak sahibi olduğunu, davalının markasını tescil edildiği şekil dışında aralarında nokta olmaksızın “” küçük puntolarla” şeklinde kullandığını, ayrıca yıkanmış kömür satmamasına rağmen kömür torbaları üzerine ‘yıkanmış kömür’ açıklamasına yer vererek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescili markanın 04. sınıfın 02. alt grubunda yer alan katı yakıtlar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve 100.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin tescilli markasına tecavüz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından ibarelerinin kömür emtiası üzerinde 1999 tarihinden beri kullanıldığı, davalının marka başvuru tarihinden çok öncesinde bu ibare üzerinde hak kazandığı, davacının 9 yıldır markayı kullanmadığına dair savunmasına dava tarihi itibariyle itibar edilemeyeceği belirtilerek davanın kabulüyle davalı adına nezdind ibareli markanın 4. sınıfta 02. alt grubunda yer alan katı yakıtlar için hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece alınması gerekli 24.30 TL maktu ilam harcının mahsubuyla başlangıçta fazlaca yatırılan 1325.70 TL harcın davacıya iadesine karar verilmesine karşın, hükmün yargılama giderlerine ilişkin bölümünde davacıya iade edilmesine karar verilen harç miktarının ilk yargılama giderlerinden çıkarılmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 6. paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yapılan ilk yargılama gideri 40.60 TL, tebligat ve müzekkere gideri 63.00 TL, bilirkişi ücreti 1200.00 TL olmak üzere toplam 1303.60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy