Taraflar arasında görülen davada verilen 21.03.2013 tarih ve 2010/218-2013/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına nezdinde tescilli olan “” ibareli tescil no'lu markanın sayılı 7. ve 8. maddeleri kapsamında haksız ve kötü niyetli olarak tescil edildiğini, “auer” ibaresinin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ileri sürerek; davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin “auer” markası ile ilgili olarak lisans hakkına sahip olduğunu, tescil tarihinden itibaren sessiz kalınması suretiyle MK 2. maddesi kapsamında hak kaybına uğranıldığını, tarafların ürettiği ürünlerin farklı ticari alanlara ilişkin bulunduğunu, davalı şirketin dava konusu marka ile yurt dışında faaliyet göstermeyip ticari faaliyetinin yurt içinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı tarafın marka tescil tarihinden önce markasına ilgili sektörde uluslararası tanınmışlık kazandırdığı, davacı tarafın dava konusu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davalı markasında kullanılan maximax kelimesinin bir anlamının bulunmadığı, tüketici nezdinde güçlü bir ayırt ediciliğe sahip olmadığı, bu suretle davalının markasının “auer” kök markasından türetilmiş bir marka görünümde bulunduğu, tescil edildiği ürünlerin de benzer olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde taraf markaları arasında iltibas meydana geleceği, davalının lisansa dayalı bir tescil hakkının bulunmadığı, geçen süre dikkate alındığında sessiz kalma yoluyla hak kaybı savunmasına da itibar edilmeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı adına nezdinde tescilli “” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.