MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.10.2012 tarih ve 2010/31-2012/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin aynı zamanda davacı şirketin %40 ortağı olduğunu, davalı şirketi anılan markanın davacıya ait olduğunu bilmesine rağmen, Türkiye'de bulunan dava dışı firmaya davacıya ait markayı taşıyan ürünleri satmaya çalıştığını, davalının bu eyleminin markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markanın asıl sahibinin davalı olduğunu, dava konusu markanın mahkeme kararıyla hükümsüz kılındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanadığı markanın kesinleşmiş mahkem kararı ile hükümsüz kılındığı, 556 Sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca hükümsüzlüğe dair kararların geçmişe etkili olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy