MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2013 tarih ve 2011/425-2013/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çiftçi olduğunu, yetiştirdiği ürünleri 5-6 yıldan beri davalılara bedeli karşılığında verdiğini, bu alacağın 74.270,00 TL'lik kısmı için davalıların müvekkiline bono verdiğini, bakiye 12.952,80 TL kısmın açık hesap olarak kaldığını, davalılar adına senedi düzenleyen kişinin davalıların ticari mümessil olarak belirledikleri... olduğunu, müvekkili ile ticari ilişki kapsamında muhatap olan kişinin de bu kişi olduğunu, davalıların ... 1. Noterliği'nin 28/08/2009 tarihli ve ... yevmiye nolu genel vekaletname vermek suretiyle...'yı ticari mümessil tayin ettiklerini, davalıların borçlarını ödenmemesi üzerine söz konusu bonodan dolayı ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8208 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlattıklarını, ancak davalıların kötü niyetli bir şekilde senetteki imzaya itiraz ettiklerini ve icra mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda da imza itirazının kabulüne dair karar verildiğini, bu kararın temyiz edildiğini, dosyanın Yargıtay'da olduğunu, davalılar tarafından dava dışı... isimli kişiye verilen vekaletname içeriğindeki yetkiler karşısında bu kişinin ticari mümessil olarak hareket ettiğinin ve dolayısıyla bonoda ki imzanın da davalıları bağlayacağını belirterek 26/02/2011 tanzim ve 26/03/2011 vade tarihli 74.270,00 TL bedelli bonoya dayalı alacağının vade tarihi olan 26/03/2011 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/870 Esas sayılı dosyası ile de aynı konuya ilişkin olarak imza itirazı davası açtığını, verilen kararın kesinleşmediğini, bu nedenle aynı konuda devam eden bir dava olması sebebiyle derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yine müvekkillerinden ...hakkındaki davanın da husumet nedeniyle reddi gerektiğini, zira talep edilen alacak nedeniyle doğrudan bir ilgisi bulunmadığını, müvekkillerinin takip konusu edilen senedi düzenlemediklerini, davacı ile vekkili şirket arasında bir kısım mal alışverişli olduğunu, fakat buna ilişkin ödemelerin yapıldığını, takip konusu yapılan senedi şirkette çalışanı olan...'nın müvekkilinin rızası ve senet düzenleme yetkisi olmadığı halde işten çıktığı tarihten 2 gün önce söz konusu senedi düzenleyerek davacıya verdiğini, vekaletname içeriğinden de anlaşılacağı üzere...'nın şirket adına senet düzenleme yetkisi bulunmadığını, yetkili temsilci olmayıp, ticari mümessil olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle... tarafından düzenlenen dava konusu senet bedelinden de müvekkillerinin sorumlu bulunmadığını, davacı ile...'nın kötü niyetli bir şekilde birlikte hareket ederek müvekkili aleyhine borçlandırıcı işlemler yaptıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8208 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 74.270,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalı şirketten alacaklı olduğu, davalılardan ...'nin sorumluluğunu gerektirecek şekilde senet metninde isim ve imzasının bulunmadığı, bu nedenle bu davalının davada pasif husumetinin bulunmadığı, davalı şirketin ticari mümessili... tarafından imzalanıp davacıya verilen senetten dolayı davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle,davalı şirket yönünden açılan davanın kabulüne, diğer davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.805,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy