Taraflar arasında görülen davada verilen 25/04/2012 gün ve sayılı kararı onayan Daire’nin 07.05.2012 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı banka, ve davacı vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın külli halef olduğu parasını yatırdığını, anılan paranın haberi olmadan bankasına aktarıldığının söylendiğini, diğer davalıların birlikte hareket ederek mudilerden para topladıklarını, bankasının davalılarca paravan olarak kurulduğunu ileri sürerek, 800.00 DEM'in yatırıldığı tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı banka dışındaki davalılar hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle 800.000karşılığı 409.033 EURO'nun 29.11.1999 tarihinden 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalı 'den kanun gereği borcu üstlenen TMSF'den tahsiline dair verilen kararın davalı ile borcu üstlenen vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/16358 E, 2013/9256 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı banka, ve davacı vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Mahkemece yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın davalı banka ile borcu üstlenen vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/16358 E, 2013/9256 K sayılı ilamıyla onanmış, davacı vekili tarafından yerel mahkeme kararı temyiz edilmemiştir. Asıl hükmü temyiz etmeyen davacı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması mümkün olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemli dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. .../...
-2-
2- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka ve TMSF vekillerinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme istemli dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ve vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, borcu üstlenen harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy