Taraflar arasında görülen davada verilen 04/09/2013 tarih ve 2012/167-2013/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19/11/1999 tarihinde 5.043 TL parasını % 90 faiz ile 97 gün vadeli olarak yatırdığını, yönetimine tarafından 22/12/1999 tarihinde el konulduğunu ve yönetiminin devredildiğini, müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatınınkurulu bulunan adlı paravan bankanın bulunan hesabına aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bankanın aslında havale görünümü verilmiş mevduat toplama eylemi ile müvekkilinin parasına el koyduğunu, bankanın kanuna karşı hile yaparak müvekkilini dolandırdığını ve bankalara olan güvenin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, 5.043 TL'nın bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar yıllık % 90 oranında akdi faiz, bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, yetki ve görev itirazı ile birlikte davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca husumet itirazında bulunduklarını, davacının kendi beyan ve talimatı doğrultusunda başka bir tüzel kişiliğe parasının havale edilmesi işlemi gerçekleştirildiğinden, davalı bankadan talep edebileceği bir alacağının mevcut olmadığını, davacının zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, banka yöneticilerinin talimatlarıyla, banka çalışanlarınca hesabına yönlendirildiği ve iradesinin yanıltılarak bu şekilde parasını bu hesaba havale edilmesi talimatını verdiği, bu paranın hiçbir zaman off shore bankasına gönderilmediği, bankanın merkez şubesinde açılan off shore hesaplarında tutulduğu ve daha sonra off shore
.../...
-2-
Bankasının kurucusu ve hakim hissedarı aynı zamanda bankanın da hakim hissedarı grup şirketlerine kredi olarak kullandırılarak davacının bu şekilde zarara uğratıldığı, anılan paranın tahsilinin mümkün bulunmadığı aslında gerçekleşen bu olayın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.043 TL'nın 19/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan in işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten tarafından devir alındıktan sonra en sone devredildiği, bu durumda ye devredilen nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ve fer'i müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının davalıyı harçla sorumlu tutan bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı ...Ş. harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına, davacı tarafından yatırılan 74,90 TL peşin harcın talep halinde davacıya iadesine,'' bendinin hüküm fıkrasına eklenmesine, yargılama giderlerine ilişkin bendinde yer alan “519,35 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “444,45 TL” ibaresinin konulması ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, fer'i müdahil harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy