mesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2011/501-2013/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 6 şirket aleyhine açtığı fesih ve tasfiye davalarının kabul edilip müvekkilinin de tasfiye memuru olarak atandığını, bu görevin yerine getirilmesine başlanmasına rağmen uzun süre tasfiye ücretinin ödenmediğini, bu yüzden müvekkilinin tasfiye memurluğundan istifa ettiğini, birikmiş tasfiye memuru alacağının bulunduğunu ileri sürerek toplam 60.303,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebini tasfiye halindeki şirketlerden isteyebileceği, masrafları miktarını da bildirerek ilgili yerden istemesi gerektiğini, tasfiyenin devam edip etmediği bilinmeksizin masraf ve ücret ödemesi yapılamayacağını, fesih ve tasfiyeye ilişkin dava dosyalarının celbedilerek yapılan işlerin incelenmesinin ve yasal hükümlere uygun davranılıp davranılmadığının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamınli maddeleri gereği davacıya tasfiye memuru ücretinin ödenmesi gerektiği, tasfiye kararı verilmesine ilişkin mahkeme kararlarında tasfiye ücretlerinin aylık ödeneceğinin ve miktarının belirlendiği, tasfiyenin kamu tade bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.303,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 31/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.