Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 21/04/2011 gün ve 2010/432-2011/241 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.06.2013 gün ve 2011/11947 - 2013/12998 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 30.10.2008 vadeli 400.000 TL bedelli bonoya dayanılarak 130.000 TL alacak için davalı ... ve dava dışı aleyhine icra takibi yapıldığını, icra takibine karşı davalı borçlu ...’ın açtığı davada senedin borçlu kısmında atılı bulunan tek imzanın borçlu şirket adına atıldığı gerekçesiyle davalı hakkında takibin iptaline karar verildiğini, tarafların bir araya gelerek 10.06.2009 tarihli protokolü imzaladıklarını, protokole davalının borçlu sıfatı ile imza koyduğunu, takip konusu borç için iki adet çek verildiğini, çeklerin ödenmesi halinde davalı ve borçlu şirketin takip konusu borçtan dolayı ibra edilmiş sayılacağının kabul edildiğini, söz konusu çeklerin karşılıksız çıktığını ve bu çeklere dayalı takiplere de keşidecilerinin imza itirazında bulunduğunu, davalının dava konusu bono nedeni ile borcunun devam ettiğini, protokolün 3.maddesine göre davalının Mahkemesi’nin 2009/29 E.sayılı dosyasından feragat ettiğini, bu beyanının bonodan kaynaklanan borcunu kabul ettiğini gösterdiğini ileri sürerek, dava konusu bono nedeni ile davalı ...'ın icra takibine konu edilen 130.000 TL asıl alacak miktarı üzerinden vade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte borçlu olduğunun tespiti ile bu miktar kadar alacağa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy