MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06...2010 gün ve 2010/164-2010/519 sayılı kararı onayan Daire’nin 22...2012 gün ve 2011/10108-2012/16764 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2008/37647 sayılı “Beka” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin tanınmış “BEKO” esas unsurlu bir çok markasına dayanarak yaptığı itirazın kısmen reddedildiğini, oysa davalı başvurunun müvekkili markalarına benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, ... kararının iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin 16. ve 41. sınıftaki mal ve hizmetleri kapsayan 2008/37647 sayılı marka başvurusuna davacının itirazı üzerine 16. sınıftaki emtianın başvurudan çıkarıldığı, davalının 41. sınıf kapsamındaki emtianın davacı markalarındaki mallarla aynı veya benzer olmadığı, taraf markalarının tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı, davalının tescil ettirmek istediği 41. sınıftaki “eğitim, sanat, spor, eğlence, yarışma, müzecilik vb” alanlarında davacının beyaz eşya sektöründeki tanınmışlığından yararlanmasının, ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vermesinin, haksız yarar sağlamasının söz konusu olmadığı, 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı, davalının kötü niyetli olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22/.../2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy