Taraflar arasında görülen davadaahkemesi’nce verilen 30/11/2010 tarih ve 2010/7-2010/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin nınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davaşvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuruya yapılan itirazın nihai olarafından reddedildiğini, oysa başvurunun davacı markaları ile benzer olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2009-M-5028 arının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Daurum kararının usul ve yasaya uygun olduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava ve diğer haklarından feragat ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu markanın tescil edilmemesi nedeniyle hükümsüzlük kararı verilmesinin mümkün olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy